Browse By

Berlin’in İdealizmi ve Berlin Rehberi

Berlin’in idealizmi gelişen mutfak sahnesine de uzanıyor. Yörenin av hayvanlarını servis eden gastropub Katz Orange, zengin şehir sakinleri ve film yıldızları için çekici bir takılma mekânı olabilir. (Bir masa ileride Zachary Quinto oturuyordu; Lou Reed de buraya sıkça gelirmiş zaten). Ama genç sahibi Ludwig Cramer-Klett, sürdürülebilir tarıma olan bağlılığını göstermek istediği için; çiftçiler, bilim insanları ve sanatçıların atölyeler düzenlediği Contemporary Food Lab (Modern Yemek Laboratuarı) adlı bir etkinlik alanını da mekâna eklemiş. Geçmişi 1885’e kadar dayanan, 25.000 metrekarelik dev bira fabrikası Bötzow Brewery, şimdilerde mağaramsı bir sanat galerisi, mavi ışıkla aydınlatılmış özel bir kokteyl barı ve Tim Raue’nin geleneksel Alman yemekleri servis ettiği, endüstriyel bit pazarı eşyalarıyla dekore edilmiş La Soupe Populaire adlı bir restorana ev sahipliği yapıyor.

Raue bana, “Burada köpük sosisler pişirmiyoruz” diyor. “Yemeklerimiz saf Berlin’i temsil ediyor”. Tabii ki biraz daha rafine edilmiş şekilde. Burada, şehrin ünlü patates püresi ve pancarla servis edilen kremalı dana eti köfteleri Königsberger Klopse’un çekici bir versiyonundan söz ediyorum. Almanya’yı son ziyaretlerinde, burada Obama çiftine servis edilen yemeğin ta kendisi. Şef Daniel Achilles ise Reinstoff adlı restoranında menüyü ikiye ayırıyor: Asya ve uluslararası ilhamlı “uzak diyar” yemekleri ile suteresi suyu ve elma ile ızgara edilmiş turnabalığı ve bıldırcın yumurtalı yerelmalı kedibalığı gibi “yakınlardan” yemekler. Tuğla duvarları ve modern ışık enstalasyonlanyla, samimi bir kulüp atmosferine sahip bu restoran, doyurucu Alman yemeklerine getirdiği yeni yorumla ve kilerindeki 800 çeşit şarap ile dikkatleri üzerine çekiyor.

Deneyimli gezginler, yerel ürünlere odaklanan, iyi tasarlanmış bu yeni mutfak yaklaşımına yabancı olmayabilir, ancak bu trend Berlin’de yeni sayılır; tıpkı yemek fuarları ve diğer gastronomik yenilikler gibi. Örneğin Kreuzberg’deki Markthalle Neun’da her perşembe düzenlenen sokak yemekleri etkinliği Street Food Thursday, beş yıl önce Londra’dan gelen ve pazarlama geçmişine rağmen yemekle uğraşmak isteyen Kavita Meelu’nun fikri. Şehirde sadece birkaç ay kalmayı planlamış olsa da bir açılışa katıldıktan sonra fikri değişmiş: “Berlin’in mutfak sahnesi, şehrin yaratıcı ve asi ruhunu yansıtmıyordu, fakat ilgi çekici fikirlere ve hikâyelere sahip bir sürü göçmen vardı,” diyor. Yine onun düzenlediği, bir aylık pop-up bir yeme-içme etkinliği olan Bar Market’in son gecesinde, neredeyse gecede bin kişiyi özel yapım kokteyller ve nadir şaraplarla ağırladığı bir zamanda buluştuk. Şehre, haftada bir gün gitmeye değer bir yer kazandıran Street Food Thursday’i geliştirmeyi sürdürüyor. Açılıştan bir saat sonra, etraf Kaliforniyalı-Koreli Mr. Susan’dan erişteler, Alman-İtalyan Big Stuff Smoked Barbecue’dan barbeküler ve yerel birahane Heidenpeters’dan biraları deneyen aç bir kalabalıkla dolup taşıyordu. Berlin’in yeni yerel lezzetlerine tanık oldukça gülümsemeleri daha da büyüyordu.

berlin rehberi

berlin rehberi

Tweet about this on TwitterShare on FacebookPin on PinterestShare on TumblrShare on Google+

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir