Browse By

Çöldeki saadet: Abu Dabi

Kışın ortasında Abu Dabi yolları göründüğünde, valizimin içini yazlık kıyafetlerle doldurup kendimi hava limanına atıveriyorum. Çok geçmeden, yatak haline gelmiş uçak koltuğuna kurulup, battaniyemi çeneme kadar çekiyor ve beş saat sonra varacağım şehirle ilgili notlarıma göz atıyorum. Daha düne kadar, az sayıda vahanın etrafına kurulmuş küçük kasabalarda göçebe kabilelerin yaşadığı, boş ve büyülü bir çölmüş buralar. Geçim kaynağı inci avcılığı, balıkçılık ve hurma yetiştiriciliğiyle sınırlıymış. Abu Dabi’nin veya Türkçe tercümesiyle “ceylanın babasının” kaderi, bir gün yolunu kaybetmiş bir göçebe topluluğun bir ceylanı takip ederek, yaklaşık 300 saz damlı kulübe ve bir kaleden ibaret bir adaya varışı ile değişmeye başlamış. Buraya kadar her şey masal tadında. Sonrası ise daha çarpıcı. 1958’de topraklarından çıkan petrolle beraber, kentin değişimi de ivme kazanarak roket hızına ulaşmış. Abu Dabi bugün, bir ekonomik mucizenin canlı örneği olarak karşımızda dikiliyor. Gelelim Etihad’a; daha doğrusu gökyüzünde bu emirliğe dair ilk deneyimi yaşatan, Abu Dabi’nin milli havayollarına.

Şirket, kısa bir süre önce dikkatimi çekmişti. Avustralya’ya gitmek için en iyi bağlantıyı ve uygun fiyatı araştıran babam, pek de tanımadığı bu havayolunda karar kılınca “uzun süre uçacağız, bir bak bakalım nasıl bir havayolu?” diyerek bana önemli bir misyon yükleyivermişti. Orta Doğu, Avrupa, Amerika, Afrika ve Asya’da toplam 111 uçuş noktası bulunan şirketin filosu, 109 adet Boeing ve Airbus uçaktan oluşuyor. 2009’da uçuşlarına İstanbul’u da dahil ederek burada bir ofis kuran Etihad’ın ülkemizdeki geçmişi oldukça yeni, ama özellikle Avustralya, Yemen ve Uzakdoğu gibi destinasyonlara iyi bağlantılı uçuşlarıyla dikkat çekiyor. 2015’in başında ise şirket, “havada lüks” anlayışını sahiplenme konusunda ciddi bir atılım içinde. Etihad’ın yeni A380 tipi uçaklarında, dünyada bir ilk gerçekleşiyor. İlk defa bir yolcu uçağına dahil edilen 3 odalı bir rezidans, özellikle çok sık uçan CEO’lar ile Körfez coğrafyasında yaşayan şeyhlere yeni yıl hediyesi mahiyetinde. Tek veya 2 kişinin kalabileceği rezidans; oturma odası, yatak odası, duş bölümü ve tuvaletten oluşuyor ve özel kâhya hizmeti de sunuyor. Yaklaşık 12 metrekarelik alana sahip rezidanslardan, her A380’de bir tane bulunuyor. Bu rezidansta Abu Dabi-Londra seferinin iki kişi için maliyeti, 20 bin Dolar. Etihad‘ın global CEO’su James Hogan, amaçlannın kendi özel jetiyle seyahat edenleri bünyelerine çekmek olduğunu açıklıyor.

Bununla da yetinmeyen Etihad, filosuna yeni eklediği dünyanın en büyük Jumbo jeti A380 ve dünyanın ilk kompozit gövdesine sahip Boeing 787-9 Dreamliner tipi uçaklarındaki First ve Business Class bölümlerinde, mini-barlı süit kabinler ve 205 santimetrelik yatağa dönüşebilen koltuklara sahip Business Studio kabinlerle de fark yaratmaya başladı. Yeniden tasarlanmış ekonomi bölümünde ise koltuk aralıkları ve bacak boyu biraz genişletilmiş; üstelik minik yolcular için dadı hizmeti de birçoğumuzu rahatlatacak gibi.

İnişte, bizi Abu Dabi’de limonata kıvamında bir hava karşılıyor. Havaalanı ilk bakışta pek etkileyici değil, TAV’ın projesini yürüttüğü yeni havalimanının ise 2017’de tamamlanacağı söyleniyor. O zamana kadar Etihad’ın lüks anlayışına sadece kabin içinde cevap aramak gerekecek. Taksi şoförü Pakistanlı çıkıyor ve neyse ki Dubai’deki trafiğin buraya kadar ulaşamadığından dem vuruyor. Ama inşaat anlayışı ulaşmış. Havalı ve bin bir şekilli gökdelenler, alışveriş merkezleri ve adalar, buranın doğal “florasını” oluşturuyor. Binalar eğimli, silindir şeklinde veya iğne gibi gökyüzünü deliyor; dümdüz olanları sanki ayıplıyorlar. Etrafta Dubai’nin yapay ihtişamından izler bulmak mümkün. Keşke biraz da kapı komşuları Umman’ın doğal kumtaşından yapılmış binalarından esinlenselermiş, diye düşünmeden edemiyorum. Yedi emirlikten oluşan Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti olan Abu Dabi, tüm BAE‘nin yüzölçümünün %8o’ini kaplıyor; dolayısı ile aralarında en büyüğü, en söz dinleteni ve varlıklısı. Buna rağmen gösteriş konusunda biraz daha çekimser kalmış. Yollarda giderken Dubai’nin aksine daha mütevazı siteler ve yerleşimlerin yanından geçiyoruz. İnsan ister istemez, her şeyi araçla 45 dakika mesafedeki Dubai ile kıyaslıyor. Burası biraz daha tutucu. Vize alırken kadınlardan baba veya eş ismi istemeleri, gelirken biraz daha tutucu kıyafet getirme talimatları, ilk göze çarpan işaretler.

Şeyh Zayed Camii'nin kesme mermerden yapılmış çiçek motifli dış duvarı.

Şeyh Zayed Camii’nin kesme mermerden yapılmış çiçek motifli dış duvarı.

Şehirdeki büyük Şeyh Zayed Camii‘ni gezmeden önce, kendimce tüm kurallara uymak için özel çaba sarf ediyorum. Şehrin tüm gökdelenlerinin arasından sıyrılan bu cami, gerçekten de Abu Dabi’nin en alımlı ve karakteristik noktası. Bina, Hint ve Pers mimarisinin izlerini taşıyor; Taj Mahal ve biraz da Kasablanka’daki Hasan II Camii’nden esinlenilerek yapılmış. Dolunayda daha loş, ayın diğer hareketlerinde de farklı aydınlatılan caminin bahçesi adeta bir seyir alanı gibi; saatlerce izlenecek malzeme var. Ama caminin içine girmek benim için o kadar da kolay olmuyor. Saçlarım kapalı, ancak uzun pantolonumun üzerine geçirdiğim tüniğin kolları, saatimden 5 santim yukarıda bittiği için, verdikleri siyah çarşafla içeri girebiliyorum. Ama gerçekten de değiyor. Duvarlardaki nakışlar, dünyanın en büyüğü (bunu daha önce Muskat’taki cami için de söylemişlerdi) olduğu söylenen yekpare bir acem halisi, biraz fazla renkli de olsa dev avizeler son derece etkileyici. Seksen iki beyaz kubbenin kullanıldığı binanın yapımı 11 yıl sürmüş ve 2oo7’de tamamlanmış. Camiden çıkarken dış duvarlarda bizim hat sanatçımız Hasan Çelebi‘nin eserleri de dikkatimi çekiyor.

Şeyh Zayed Camii'nin 82 kubbesini taşıyan kolonları, som altından yapılı hurma ağacı yaprakları görünümünde.

Şeyh Zayed Camii’nin 82 kubbesini taşıyan kolonları, som altından yapılı hurma ağacı yaprakları görünümünde.

Sırada, şehrin en fazla turist çeken noktası, adrenalin deposu Yas Adası var. Abu Dabi küçük adalardan oluşmuş bir Emirlik ve karayla bağlantılı bir ada olan Yas’a arabayla çabucak ulaşıyoruz. Burası eğlence, motorlu araçlar ve tematik parklar ile dolu bir alan. 25 kilometrekarelik adanın en meşhur sakini ise Ferrari World Abu Dabi. Ülkenin üzerinde uçarken. zaten binanın çatısındaki kırmızı Ferrari logosunu kör sultan bile görmüştür. Burası Ferrari’nin ilk tematik parkı. Grubumuzdaki tek kadın benim; arkadaşlarım ise parkın en popüler rollercoaster’ı Formula Rossa’yı önceden araştırmış ve binme hayalleri kuruyorlar bile. Bu aygıt kendi türünün en hızlısı ve saatte 240 km yapıyor, göklere kadar çıkıp iniyor ama beni baştan çıkaramıyor. Onun yerine Ferrari yarış arabalarının kullanıldığı simülatörü tercih ediyorum. Ferrari parkının yanı sıra; Formula 1 pisti, onun yanında Watersport parkı, özel bir plaj ve Yas Links golf kulübü gibi çok sayıda atraksiyon da var etrafta.

Ben ise en çok Saadiyat Adası‘nı merak ediyorum. İçinde Louvre ve Guggenheim müzelerinin yer alacağı bu sanat ve kültür odaklı ada, aynı zamanda lüks konutlar ve otel zincirlerine de ev sahipliği yapacak. Fransız basınında bir süre önce, “nasıl olur da Louvre gibi bir kültürel mirası sınırlarımızın dışına taşırız, müzeler fazla mı ticari olmaya başladı” tarzı tartışmalar yaşanmıştı. Son gelişmeler de projeyi pek hızlandıracağa benzemiyor. Biz de adanın satış ofisi mahiyetindeki gösterişli Manarat Al Saadiyat binası ile idare ediyor ve projeleri maket üzerinden inceliyoruz. Dinlerken ülkenin masal tadındaki geçmişi zihnimde canlanıyor. Saadiyat veya bir başka deyişle Saadet adasının hayat bulması için biraz sabretmek gerekecek sanki.

emirates-palace-abu-dabi

Abu Dabi’ye nasıl gidilir?

Abu Dabi’ye Türk vatandaşları kapıdan vize alamıyor. Etihad Havayolları’nın sitesinden vize işlemlerini online yapabilirsiniz (ttsuaevisas.com) Etihad, kış aylarında İstanbul-Abu Dabi arasında haftanın beş günü karşılıklı sefer düzenliyor (pazartesi ve çarşamba günleri uçuş yok). Yazın ise haftanın her günü uçuş var. Bir başka seçenek de Dubai’ye uçup oradan havayolunun ücretsiz otobüs servisinden faydalanarak, 45 dakikada karayoluyla Abu Dabi’ye ulaşmak.

Hyatt Capital Gate

Abu Dabi’de nerede kalınır?

The Westin Abu Dhabi Golf Resort and Spa; Şehir merkezine 10 dakika mesafedeki otelin en büyük özelliği 27 delikli Abu Dabi Golf Kulübü ile bahçesini paylaşması. Ortadoğu’nun en iyi golf parkurlarından sayılan sahayı çok sayıda palmiye ve 7 yapay göl süslüyor. Otelin bahçeye açılan odaları ortalama 60 metrekare, Ferah ve yüksek tavanlı. westinabudhabigolfresort.com; çift kişilik odalar 207 Euro’dan başlıyor.

Emirates Palace; Corniche bölgesinde şehrin ikonik binalarından. Sadece oteli görmek isteyenler için bile tur düzenleniyor. Beyaz kumlu 1,3 kilometrelik Beach Club’ında deve sırtında gezebilir veya Bedevi çadırında Türk kahvenizi içebilirsiniz. 302 odalı otelin 114 odası, 18 metre yüksekliğinde kubbeli tavanlara sahip. kempinski.com; çift kişilik odalar 577 Euro’don başlıyor.

Hyatt Capital Gate; Dünyanın en eğri binasında uyudum diyebilirsiniz. Pisa kulesinden daha eğimli binada 18 derece batıya doğru adeta kayıyorsunuz. Abu Dhabi National Exhibition Center ve ICC’ye direkt girişi bulunan bina, daha çok iş insanlarını kendine çekiyor. abudhabi.capitalgate.hyatt.com; çift kişilik odalar 139 Euro’dan başlıyor.

Abu Dabi’de nerede yenir?

Lebanese Flower; Şehir merkezindeki Lübnan restoranı artık bir efsane. Yemekler lezzetli, fiyatlar uygun ama buradan ayrıldıktan sonra, sıcak atmosferi ve dostane servisiyle aklınızda kalacak. Defence Road; 971-2/665-8700.

Al Dhafra Cruises; Geleneksel dhow tipi kayıklar ile Corniche turu yaparken Arap mutfağının geleneksel lezzetlerinin de tadına bakın. Özellikle günbatımında gökdelen manzaralı tur oldukça keyifli. 10-15 kişiyseniz tekneyi kapatabilir; değilseniz her akşam saat 21:00’de hareket eden iki saatlik organize turlara katılabilirsiniz. Dhow Wharf; 971-2/673-2266; kişi başı 120 dirhem (30 Euro).

Cafe Arabia; Mushrif Park’ın karşısında gerçek bir Arap rüyası. Güne zengin bir Arap kahvaltısı ile başlayabilirsiniz. Menülerin kapağı, yerli kadınların hurma ağaçlarının yapraklarından yaptıkları yelpazelerden. Villa No. 37, 15. Cadde, Havaalanı yolu; 971-2/643-9699.

Abu Dabi’de ne yapılır?

Yas Marina Circuit; Abu Dabi Grand Prix F1 pisti, şehrin en fazla ilgi gören alanlarından. Limanın hemen kenarındaki bu oyuk pistte, yarış düzenlenmediği sabahlar 5,5 kilometrelik yürüme parkurunu spor severler dolduruyor. yasmarinacircuit.com

Ferrari Tama Parkı; Yas Marina’nın yanı başında. ferrariworldabudhabi.com; giriş 250 AED (58 Euro).

Kaptan Tony ile Eko-tur; Deniz biyoloğu eşliğinde bir tekne turuyla, şehrin yakınlarındaki mangrov ormanlarını, keşfedebilirsiniz. Yolda yunuslar size eşlik edecek. captaintonys.ae.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookPin on PinterestShare on TumblrShare on Google+

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir