Browse By

Global düşün yerli pişir: Londra

Açılan son restoranları, Londra‘yı dünyanın bir numaralı yemek şehri olma hedefine bir adım daha yaklaştırıyor. Shoreditch’teki LYLE’S, güler yüzlü servisi ve ilginç, hesaplı şarap menüsüyle aydınlık, endüstriyel bir mekân. Ama asıl kalbimizi kazanan, 35 yaşındaki restoran sahibi ve şef James Lowe’un her akşam değişen menüde ortaya koyduğu yaratıcılık: Bezelye çiçekleriyle ve Ticklemore keçi peyniriyle süslenmiş, zümrüt yeşili bezelye salatası ya da deniz börülcesi yatağında leziz kerevitler gibi yemekler arasından seçim yapıyorsunuz.

Mayfair’de ahşap panelli bir yemek salonu olan, hem nostaljik, hem de özgün GYMKHANA, İngiliz koloni yönetimi zamanı Hindistan’da kurulan centilmenlere özel spor kulüplerinden esinleniyor. Üzeri hamurla kapatılarak buharda pişmiş muhteşem bilyani gibi özel köri yemekleri tadabilirsiniz.

800 metre kuzeyde Birleşik Krallık’ın en heyecan verici şeflerinden Simon Rogan, Claridge’s bünyesinde FERA‘yı açtığında ise otel restoranlarını salladı. İngiliz kırsalından ürünlerle hazırlanan yemekler el yapımı seramik tabaklarda geliyor: Yaban kerevizi emülsiyonuyla sunulan tavşan kroket, karamelize lahananın içinde buharda pişmiş, latin çiçeği soslu berlam balığı gibi tatlar sizi bekliyor.

Soho’daki PALOMAR, Kudüs’ün en iyi restoranı Machneyuda’nın sahipleri ile bir Londra DJ’inin ortak girişimi. Közlenmiş patlıcan, somon saşimi, yoğurt, tahin ve nar ile yapılan capcanlı İsrail-Filistin sunumlarına bayıldık. Üstelik tüy kadar hafif Yemen ekmeği kubaneh’i ve neşeli atmosferi sevmemek elde değil.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookPin on PinterestShare on TumblrShare on Google+

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir