Browse By

İstanbul’da Butler hizmeti mi dediniz?

Raffles İstanbul‘da bir günlüğüne butler kimliğine bürünen T+L yazarı Serra Gürçay, imkânsızı başarmayı ve “duygusal lüks“ün sınırlarını zorlamayı öğreniyor.

Jilet gibi giyinmiş, yardımsever ve kibar beyefendiler ile ilk tanışmam, sanırım 10 sene önceydi. Eski İngiliz kolonyal geleneğinden yetişmiş, yaşını başını almış, beyaz eldivenleriyle kapıda bekleyen kâhyalar ilk kez Afrika kıtasında dikkatimi çekmişti. İngiliz asilzadelerden miras duruşlarıyla safari otellerinde dileyen misafirin tüm gece kapısında bekleyen, bir dediğini iki etmeyen, ev sahibi-kâhya görevini üstlenen “butler” servisinden faydalanmaya nedense çekinmiştim. Gençlik işte… Onlar bana kapıları açtıkça, yaş ve duruşlarıyla bende hürmet etme içgüdüsü uyanmış ve kapıları onlara benim açasım gelmişti.

Sonra Uzakdoğu seyahatlerimde sıkça karşıma çıktılar. Bu sefer daha gençlerdi ve aralarında kadınlar da vardı. Klasik butler anlayışının değişmeye başladığının ilk işaretini orada aldım. Kamboçya’nın Siem Reap şehrinde kaldığım Raffles Grand Hotel d’Angkor’da, şehirle ilgili tüyoları, tüm rezervasyonlarımızı, tapınaklara gidiş-gelişlerimizi ayarladılar. Mesleki deformasyon sonucu tüm seyahat organizasyonlarını üzerine almaya meraklı olan bendeniz, özellikle dilini bilmediğim coğrafyalarda bu servisin nimetlerinden faydalanmanın keyfini çıkardım. Biraz yol yordam bilen birinin rehbere ihtiyaç duymadan butler servisi yardımı ile bir şehrin doğru adreslerini bulabileceğine tanık oldum. Yine de sınırları tam olarak çizilmemiş, ne iş yaptıkları konusunda bu kadar belirsizlik olan otel çalışanlarını kafamda tam bir yere oturtamadım. Mesela konsiyerj ile aralarında ne fark vardı? Yakın zamanda seyrettiğim 2013 yapımı The Butler filminde Beyaz Saray’ın baş kâhyası Freddie Fallows’un acemi kâhyaya söylediği, “Hiçbir şey duymazsın, hiçbir şey görmezsin, sadece hizmet edersin” cümlesiyle beynimin bir köşesinde kalmış ve kafamı daha da karıştırmıştı. Merak etmeye devam ettim. Editörüm, birkaç ay önce İstanbul’da kapılarını açan Raffles İstanbul’dan ve Türkiye’ye getirdikleri farklı butler servisi anlayışından bahsedince, bu işe artık bir nokta koymaya karar verdim. İlk elden deneyimlemek, üniformanın içine girerek işin mutfağına girmek en iyisi.

Sabah erkenden otele gidiyorum. Normalde tırnaklarımın ojesiz ve saçlarımın toplu olması gerekiyor. Şanslıyım, bana biraz iltimas geçiyorlar. Sahaya çıkmadan önce Head Butler Nazlı İrem ile tanışıp sohbet ediyoruz. Kendisi dokuz sene bir başka üst düzey otelde, sekiz farklı departmanda görev almış. İlk işine Miami’de başlamış ve 1,5 sene boyunca oda yapmış. “En fazla zevk aldığım işlerin başında oda yapmak vardı” diyor. Odada kaldıkça algıda seçici olmayı da öğrendiğinden bahsediyor. Otelcilik için bu çok önemli. Nedenini, birazdan gireceğim butler toplantısında öğreneceğim. İrem, şimdi 32 kişilik genç bir butler ekibinin başında. Bu servisi her dileyen misafire ücretsiz veriyorlar. “Misafiri daha iyi tanıma şansı bulduğumuzdan, en az üç gün konaklama yapanlara daha etkili bir servis verebiliyoruz” diyor. Toplamda 8 dil konuşan, kadın ve erkek sayısı eşit bir ekip var karşımda. Otelin önemli sayıda Arap müşterisi de olduğundan ve bu müşteriler kâhya servisini çok sevdiğinden, anadili Arapça elemanlar da dikkat çekiyor. “Bize gelen misafirlerimizin elle tutulur, materyal bir lükse pek ihtiyaçları olmuyor” diyor İrem. Önemli olan onlara “duygusal lüks”ü tattırabilmek; bu da ancak kişiye özel hizmet, detaylara özen, sırdaşlık ve bazen yoldaşlıklaelde ediliyor. Ben üniformaya girmeye çalışırken 8 kişilik toplantı start alıyor. Düğmelerimi ilikleyemiyorum ama defterime ilk notumu düşüyorum: “Talep edilmeden ihtiyacı anla”. Bence birini etkilemek için son derece vurucu bir nokta. Ama başarmak kolay değil. Bunu yapabilmek için misafirlerle ilgili ön hazırlık yapmak lazım. Butler arkadaşlar, misafir giriş yapmadan üç gün önce, mail yoluyla restoran rezervasyonu ve konser bileti talepleri gibi özel istekleri soruyor. Sosyal medya aracılığıyla da misafirlerle ilgili araştırma yapıyorlar. Mesela birkaç saat sonra otele giriş yapacak bir çiftin bebek beklediğini öğrenmişler. Yatağa koyacakları yastık sayısını çoğalttılar, bebek eşyası satan mağazaların listesini çıkarıp odalarına bir hediye koysak mı diye tartışmaya başladılar. Hamilelik son safhasındaysa yeni doğanlara yönelik minik oyuncaklarla sürpriz yapmaya karar verdiler.

Görev başa düştü. Toplantının ardından, ekiple odaları gezmeye başlıyorum. İş tanımı içinde valiz açmak, elbiseleri asmak, küveti doldurup süslemek, ayakkabı boyamak gibi insanın aklına gelebilecek hizmetler var. Benim hiç aklıma gelmeyenler de var tabii: 3-4 gündür otelde kalan bir misafirin her sabah uyandığı saati anlamış olan butler, o saatte ‘rahatsız etmeyin’ düğmesi yanıyor olmasına rağmen elinde kahveyle kapıyı çalıyor. Bana kalsa onu neredeyse durduracağım. Müşteri kapıyı şaşkın ve biraz homurdanarak açıyor, ama kahveyi görünce gülümseyerek alıyor. Evet. ihtiyaç doğru anlaşılmış.

Bir sonraki odada evlilik yıldönümü kutlaması olacağını biliyoruz. Bu sabahki görevlerim arasında, odanın zeminini ve yatağı gül yapraklarıyla bezemek ve kalp şekilleri yapmak var. Benim yaptığım kalpler ilkokul çocuğunun elinden çıkmış gibi duruyor. Epey uğraşıyorum ve biraz yardımla başarıyorum. Bu arada lüks, israf anlamına gelmiyor. Kullandığımız gül yaprakları zaten dökülmüş ve solmaya yüz tutmuş olanlardan. Bir nevi geri dönüşüm yaşıyorlar ve bir kadını yakında mutlu etmeye hazırlanıyorlar.

Ruffles İstanbul'un banyo manzarası ve  balayı odası hazırlıkları.

Ruffles İstanbul’un banyo manzarası ve balayı odası hazırlıkları.

Banyoda köpük yaratmanın inceliklerini bir diğer meslektaşımdan öğreniyorum. Köpüğü kabarttıktan sonra duş başı ile hafif bir şekilde taramak gerekiyor ki düzenli ve özenli görünsünler. Mumları yerleştiriyor, yağ seçimlerini yapıyoruz. Bir başka odada misafirin solak olduğu anlaşılmış. İşte algıda seçicilik bu olsa gerek. Müşteri imza atarken bunu fark etmişler. Gazetesini, kahvesinin kulpunu ona göre yerleştiriyorlar. Ben de kendimi dikkatli sanırdım! Girilen odada eğer İstanbul’la ilgili kitaplar dikkat çekiyorsa, misafirin şehre ilgi duyduğu anlaşılıyor. Yeni sergi ve aktiviteler ile ilgili kaynak ve dergiler bırakılıyor. Banyoda hangi kozmetik hemen bitiyorsa onun yeri fazlasıyla ve alternatifleriyle dolduruluyor. Bana eşlik eden Nazlı İrem, günün 2 saatini ekip toplantısı, 2 saatini misafirlerle bire bir ve iki saatini de odalarda misafir yokken geçiriyor. “Preference Sheet” adı verilen ve misafirlerin özel tercihlerinin not edildiği formları inceleyerek eksikleri, yapılabilecekleri not ediyor. Otel tarafından kendisine misafirleri şaşırtmak ve şımartmak için harcayabileceği bir bütçe dahi verilmiş. Bunu en doğru şekilde nasıl kullanabileceğine karar vermek de ayrı bir mesele.

Raffles’larda butler olmak için hızlandırılmış ütü, valiz yapma, hitabet, sofra kurma dersleri de alınıyor. Hayatım valiz yapmak ile geçtiğinden kıdemli butler Selin’in valiz yapmasını izliyorum. Daha ağır eşyaları önce yerleştiriyor, kırışması mümkün olanları ve küçük parçaları ise en sona üste bırakıyor. Neyse, bu konuda sınıfı geçtim. Nazlı İrem’e, şimdiye kadar verdiği en sıra dışı servisi soruyorum. Bir misafiriyle ilgili ön araştırma yaparken, sosyal medyada çok sayıda gezi yazısı yazmış olduğunu görmüş. Bulabildiği tüm yazıları toplamış ve kitap haline getirerek bastırıp misafirin odasına koymuş. Bunu gören adam ne yaptı bilemem, ama benim başıma gelse oracıkta şaşkınlıktan bayılırdım herhalde. Neyse, ben yorgunluktan bayılmayayım da. Bu iş kolay değilmiş. Üniformamı çıkarıp otelin Rocca isimli restoranında biraz soluklanmaya karar veriyorum. Tekrar yazar kimliğime bürünüp restoranın menüsünü incelemeye başlıyorum. Menü oldukça güzel tasarlanmış. Denizden, pazardan ve topraktan olmak üzere yemekler üç kategoriye ayrılmış. O sırada bir misafiri, Nazlı İrem’i cebinden arayıp Zorlu’da kıyafet alışverişi konusunda kendisine yardımcı olmasını rica ediyor. Bu kadar enerjiyi nereden buluyor gerçekten anlamıyorum ama izin isteyerek yanımdan ayrılıyor. Butler konusu artık kafamda bir açıklık kazandı. Tek anlam veremediğim, kafalarının üzerindeki haleleri nerede? +

Raffles İstanbul Zorlu Center; 0212 9240200; raffles.com/ istanbul; çift kişilik odalar 600 Euro’dan başlıyor.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookPin on PinterestShare on TumblrShare on Google+

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir