Browse By

Mükemmel taco’nun peşinde

Mükemmel taco? Dünyanın en çok takdir edilen şefi, onun peşine düşüyor. Efsaneleşen Danimarka restoranı Noma’nın şefi Rene Redzepi, tam bir taco düşkünü.

New York’un Doğu Yakası’ndaki dört masalı taquaria (Meksika restoranı) Tacos Morelos’un camından, minik bir köpek Rene Redzepi’ye dikkatle bakıyor. Çok fazla şey söyledik dilli taco, balıklı taco ve suadero adı verilen yahniye benzer yumuşak bir şeye sarılı ev yapımı dürümler. Kopenhag’daki Noma’nın şefi, Yeni İskandinav tarzının babası ve istemeden de olsa, yeni nesil uluslararası şeflerin elebaşı haline gelen bu araştırmacı ruhlu aşçıyla öğle yemeğine oturmak için alışılmadık bir yer. Ama Rene Redzepi gerçekten taco’yu seviyor. O kadar seviyor ki, sıradaki girişimi, Kopenhagda Hija de Sanchez adlı yeni bir taco dükkânı açmasında Noma’nın yardımcı şefi Rosio Sanchez’e destek olmak (Evet, Kopenhag’da Meksika restoranları var. Hayır, iyi değiller. Redzepi üzülerek “Servisi, hasır sombrero şapkaları takmış Danimarkalı öğrenciler yapıyor,” diyor. “Onları pataklamak istiyorsunuz.”)

Redzepi, üç bölümden oluşan yeni kitabının tanıtımını yapmak için New York’ta: A Work in Progress: Journal, Recipes, and Snapshot. Kitapta hatırı sayılır miktarda tarif, az sayıda iPhone fotoğrafı ve yaratıcı bir atılım için verilen mücadele hakkında dikkat çekici, kişisel ve yalın bir günlük bulunuyor. “On yıldır bu işin içindeyiz ama bölgemizin yemek kültürü açısından bakarsak, daha çok genciz. Japonya’ya giderseniz ne kadar genç olduğumuzu görebilirsiniz. Daha keşfedecek o kadar çok heyecan verici şey var ki.”

Taco dolu son tabaklar geliyor. Carnitas (barbekü domuz); sipariş verdiğimizi hatırlamadığımız bir şey daha. “Harika” diyor Redzepi. “Bu sadece bir lavaş ama lavaş çok karmaşık bir şey.” Yıllar önce Merida’ya yaptığı bir seyahatte ilk gerçek taco’sunu yemiş. Oraya vardığı gece tacos alpastor’ü denemiş. “Eskiden taco’dan nefret ederdim,” diyor. “Ama o yediğim ilk gerçek Meksika yemeğiydi ve kendimden geçmiştim. Epeyi kafaya takmıştım.” Soğuk ve gri New York’a bakıyoruz. Şef, “Şimdi sadece Meksika’yı özlüyorum.” diyor.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookPin on PinterestShare on TumblrShare on Google+

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir