Browse By

New York’ta lezzet durakları

Şehrin canlı restoran yelpazesi her bütçeye ve ruh haline göre bir şeyler sunsa da bizim tercihimiz sade ve net menüleri olan kişilik sahibi mekanlardan yana. Şehir merkezinin cazibesi ve üst sınıf semtlerin kibarlığı, nostaljik Orta Avrupa dokunuşlarıyla, başarılı işletmeci Drew Nieporent ile Avusturyalı şef Markus Glocker’in BATARD‘ında buluşuyor. Gaudi mozaiği gibi şekil verilmiş, ahtapot pastırması terrine ile elmalı, kuru üzümlü ve sakatatlı el yapımı strudel, Glocker’ın neoklasik yemeklerinden birkaçı. Tokyo’da başarılar elde etmiş Long Island doğumlu noodle ustası Ivan Orkin ise Clinton Street’te açtığı IVAN RAMEN‘de esprili Japon-Amerikan füzyonu yemekler yapıyor. Tam buğday erişteli, sarımsaklı ve etli ramen; sinüslerinizi açan kırmızı biber çorbasında çavdarla zenginleştirilmiş erişte gibi yemekler içinizde hüpletme isteği uyandırıyor. East Village’da Danny Meyer’in restoran okulundan mezun iki gencin işlettiği Bask restoranı HUERTAS bizi tapas çeşitleriyle baştan çıkardı: Yumuşacık jambon kroket, karidesli ve yumurtalı sevimli kanepeler ve şef Jonah Miller’ın deniztarağıyla yabani mantarı buluşturan, Asturyas fasulyesi ve chorizo çorbasıyla servis edilen yavru domuzlu tadım menüsü. Bu arada Danny Meyer’in kendisi de anında bir klasik haline gelen Roma temalı MARTA‘yı açtı. Uzun mermer bir tezgölun ardındaki dost canlısı ortam, kağıt kadar ince pizzalar ve mükemmel pişmiş ızgara kuzu pirzola kalbimizi çaldı. Üstelik birer kadeh Fruilian Ribola Gialla yudumlarken bir yabancıyla sohbet etmek ne kadar keyifli, değil mi?

Tweet about this on TwitterShare on FacebookPin on PinterestShare on TumblrShare on Google+

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir